Kayıtlar

SENDEN SANA

Sanma ki yok cevabım  Suskunluğum çaresizliğimdendir Gözlerimdeki azabı gör diye bu bakış  Belki de bir yalvarış ölüme Bir yakarış hayatın çaresizliğine Yitip giden ömürler nedendi Sebebi neydi bu yok oluşların? Neden bu isteksizlik yaşamaya? Bir gülüş peydah olsun artık şu dudak pınarlarında. Biliyorum anlayamam belki tamamen seni Bilemem kalbinin derinliklerindeki derdini Yaşamadım tabi senin hayatını biliyorum Ama sen de şunu bil  Ben de buranın bir parçasıydım. Kal benimle Bakma şöyle. Yakıştırma bu acı sonu kendine Sev seni, kabullen benliğini Seni senden çok seven olmasın  Sarıl yüreğine Al kendini kendi melcene. Aklındaki tüm vesveseleri sil bir bir Yüceltme hiçbir faniyi yüreğinde Şeytana ve gölgelerine yer açma hayatında Bağlan yaşama sırf yaşamak için. Kendi kendinin cellatı olma, Sonunu sen koyma bu cümlenin. Aksın gitsin bir şiir gibi hayatın Tevekkül et Allah'a. Varoluşunu ona emanet et, Benim için en iyisini Allah bilir diyebilmenin ferahlığını tat. Dol...

YAZIK

Bir bir sayıyorum hatıraları  Her bir nefes alış verişini hesap ediyorum Unutmamak için kafama kazıyorum sesini Ben senmişim bunca zamandır  Bunu da yeni fark ediyorum. İnsan kaybetmeden bir şeylerin değerini anlayamazmış O yastığa başını yalnız koymadan ne kadar tek olduğunu kavrayamazmış Bir sağıma bir soluma baktım kimseler yok Şimdi mi anlamalıyım yalnızlığımı? Ses nefes yok! Ömrüme karıştırdım seni Beni unuttum; senle yoğruldum Seninle var ettim kendimi Sanki biraz da yazık ettim beni... Unuttum bir köşede kendi benliğimi.

BİLİNMEZ SOKAKLARA

Resim
 Vurdu deniz kıyıya dalga dalga Alıp götürürcesine, kırarcasına... Aldı ömrünü götürdü uzaklara Buldun kendini dünyanın bir ucunda Şimdi değil biraz zaman önce Ruhun bedene kavuşmadan önce Biri girer göz hizana  Tanıdık ama bu dünyadan değil sanki Dedim ya deniz geldi götürdü seni Dalga dalga uçsuz bucaksız gönül sokaklarına...

ÇARE

  Yüzümüz kara Her yer kara Sahipsiz kalmışız kendi evimizde Komşumuz nefret edermiş bizden Bilememişiz... Bir kuru ekmeği paylaşınca gözü kalırmış orada Anlamamışız... Dedim ya aslında bir değilmişiz Hiçbir zaman olamamışız Felaket diyorlar; yıkıntılar her yerde Hayatları da kendi ile birlikte götürdü toprak Ondan gelmişiz ona dönmüşüz ne çare... Elbet bir gün gün ayacak bizim için de Yerin yuttuğu ömürler şikayetçi olacak her birinizden Çalan da çaldıran da Rahat yüzü neymiş unutun, aynı bizim gibi... İster ihmal de ister cinayet Kim kardeş kim değil göründü sonunda Menfaat için gözümüze üfleyen Aslında ölsek bir damla su vermezmiş anlamış olduk Biri görüntü derdinde; öbürü rey Olan yine bize Karamsarlık bizimle Meğer ne de öksüzmüşüz kendi evimizde...

NEDENSİZ YALNIZLIK

Resim
  Işıklar söndü Hayat devam ediyor Giden gitti Tutamıyorsun ki yolu olanı Arkada kalanlara selam olsun Sonu gelmeyecek bekleyişimiz bugün başlıyor Sabahı olmayan derin gecede Yazına kavuşulamayan bu zemheride Aşığın maşuğu olmadığı bir cihandayız İşte şimdi başlıyor bitmeyecek yalnızlığımız. Nedeni belirsiz ayrılıklar Bir türlü kurumayan yaşlar Olmayan umutlar var ve de, Ayrılık var bu hikayede... Sessizce yıkılan duvarlarla birlikte Beceriksizce sahip olunan hisler var bu hikayede. Ne yapayım bilememişim Öylesine cahil kalmışız gönül işlerine...

ANLATAMIYORUM

  Tutunamıyorum hayata Akıp gidiyor ömrüm durduramıyorum. Daha başlayamadığım hikayem noktayı koyuyor Tutun onu, ben beceremiyorum. Yattığım yerden kalkamıyorum Çakılıp kalmışım, kolumu bile kıpırdatamıyorum. Hasta olan bedenim değil ruhum İyileştirin beni, ben yapamıyorum. Kalıcı yaralar var içimde Kalbim kararmış silemiyorum. Ne olur biri anlasın beni, Ben kendimi anlatamıyorum...

KAYBOLAN

  İnsan kendini kaybetmiş Soluğunu almış bile hiçlikten Çevresine bakar öyle boşu boşuna Anlamaz olan biteni Derken bir ses fısıldar kulağına duymak istediklerini İşte bu kendini kandırma dürtüsü  Hayal diyarının bin bir türlü türküsü Deniz kızlarının şarkısı bu ama  Orada bir koku var Ölümün acı kokusu... Kaçınılmaz arzu ile harmanlanmış bu koku. Zıtlıklarla var olmuş  Olmayan diyar... Hiç duyulmamış nağmeler İkiye ayrılmış hayat algısı Bilinmez, anlaşılmaz her şeyin kendisidir bu İnsan kendini kaybetmiş Arar en olmadık yerlerde Deniz dalgalarıyla gezintiye çıkmış ruhu Çocuk kahkahalarının yükseldiği yere doğru... Umut bağlayabilir mi kendine insanı? Gösterir mi dünyayı pembenin tonlarında? Gözyaşlarının kuruduğu bu dünyaya can suyu, Parçalanmış ömürlere ikinci bir şans olabilir mi? Sonu gelmeyecek gibi olan bu buhranlar da Sorular da çok, sorular da cevapsız... Ben kimim ki bileyim bunca şeyi? İnsanım ben de kaybetmişim kendimi...