Yol boyu dimdik uzanan
Dar bir sokak mı bu?
İşte şimdi ucunda durduğum...
Bucağı seçilemeyen bir sokağa bakıyorum.
Yol boyu dimdik uzanan dümdüz çizginin üzerinde yürüyorum.
Adım seslerim nefesime,
Nefesim kalbimin gümbürtüsüne karışıyor.
Korkuyor ruhum varolmaktan.
Yorulmuş olmalıyım
Bilinmezliğin o seline kapılıp kaybolmuş olmalıyım
Evet öyle olmuş olmalı ki birazcık bulabileyim kendimde bir ışık ...
Gam dolmuş her yanı
Benimse bakışlarım donuk
Herkes ama herkes bir şeylere koşuşturuyor.
Nerelere yetişiyorlar kim bilir?
Bense boşlukta, başka bir boyuttayım.
Kendime bile itiraf edemeyeceğim kadar soğuk,
Ve kayıtsız kalmışım olan bitene
İçimden sevgimi mi almışlar ne?
Üzülemiyorum hiçbir şeye...
Kalbimi almışlar da yerine taşı oturtturuvermişler sanki...
Yalandan bile olsa yapamadım
Yine hissedemedim ya yine
Kızıyorum kendime ne bu hoyratlık diye
Utanıyorum artık kendimden
Gözlerimi kaldırıp bakamıyorum o yeşil meskene
Sonrasinda bir ses
Kimin selası bu?
İste şimdi burada yatanın mı?
Yoksa kalbimdeki o ziftin mi selası bu?