MÜŞÂHEDE ARŞİVİ
« GERİ

Züleyha'nın Kuyusu Bu Çıkışı Yokluğa Doğru

Kuyunun en dibindeyim 

Kimsesiz ve yalnız 

Karanlıklara kaplanmışlığın en sonundayım.

 Ama Yusuf'un kuyusu değil bu kuyu 

Olduğum yer Züleyha'nın düştüğü yer

Ne kadar da isterdim Yusuf'un kuyusunda olmayı şu an 

Oysa ki buradayım, Züleyha'nın mekanında 

Buranın çıkışı saraya açılmaz 

Olduğum yerin çıkışı acı ve pişmanlığa 


Dünya aşkı ile öyle bir kaplamışım ki kalbimi 

Güzel yüzlere aldanmışım, 

Güzel kalpleri görememişim, umursamamışım. 

Züleyha misali koşarak gidiyorum günaha. 


Yasaklı olan çekici gelir göze. 

Kendini bulamamış nefisler arzular yanlışı 

Ben ki nefsimin odunu iblisten evvel bildim, 

Kendim kapıldım onun yoluna 

Sonumu da biliyordum aslında; cayır cayır pişmanlık... 


Bu feryat Züleyha'nın feryadı, dinleyin! 

Günaha batmış aşkımın çığlığı bu. 

Doğruyu Yusuf ile bulmak istemedim ki ben. 

Yanlışımı Yusuf ile yaşamak istedi yüreğimdeki Züleyha, suç bende 

Gittiğim yolun kör kuyular olduğunu biliyordum ben. 

İşte sebep-i günahım bundandır 

Ben yanlışımı gönüllü yaptım.

Yusuf un huzurunu değil; Züleyha'nın ateşini istedi yüreğim 

Bu yangını ben ateşledim, geri dönüşüm de yoktur. 


Ne pişmanlıklar yaşadı ömrüm, 

Alışılmış yollarda kaç kere taşa takıldı 

Durmadı, devam etti, günahı bile isteye ince ince dokudu 

Fayda etmeyen son pişmanlıklara sürükledim kendimi 

Züleyha olmakmış kaderim benim de, 

Cehennem ateşimi daha dünyadayken harlamakmış yapacağım. 

Yusuf'a gitmeyen yollarda Yusuf'u aramak varmış alnımda 

Ne yapalım, benim çıkışım da saraya değil, yokluğaymış,

Yusufsuzluğaymış...