Kuyunun en dibindeyim
Kimsesiz ve yalnız
Karanlıklara kaplanmışlığın en sonundayım.
Ama Yusuf'un kuyusu değil bu kuyu
Olduğum yer Züleyha'nın düştüğü yer
Ne kadar da isterdim Yusuf'un kuyusunda olmayı şu an
Oysa ki buradayım, Züleyha'nın mekanında
Buranın çıkışı saraya açılmaz
Olduğum yerin çıkışı acı ve pişmanlığa
Dünya aşkı ile öyle bir kaplamışım ki kalbimi
Güzel yüzlere aldanmışım,
Güzel kalpleri görememişim, umursamamışım.
Züleyha misali koşarak gidiyorum günaha.
Yasaklı olan çekici gelir göze.
Kendini bulamamış nefisler arzular yanlışı
Ben ki nefsimin odunu iblisten evvel bildim,
Kendim kapıldım onun yoluna
Sonumu da biliyordum aslında; cayır cayır pişmanlık...
Bu feryat Züleyha'nın feryadı, dinleyin!
Günaha batmış aşkımın çığlığı bu.
Doğruyu Yusuf ile bulmak istemedim ki ben.
Yanlışımı Yusuf ile yaşamak istedi yüreğimdeki Züleyha, suç bende
Gittiğim yolun kör kuyular olduğunu biliyordum ben.
İşte sebep-i günahım bundandır
Ben yanlışımı gönüllü yaptım.
Yusuf un huzurunu değil; Züleyha'nın ateşini istedi yüreğim
Bu yangını ben ateşledim, geri dönüşüm de yoktur.
Ne pişmanlıklar yaşadı ömrüm,
Alışılmış yollarda kaç kere taşa takıldı
Durmadı, devam etti, günahı bile isteye ince ince dokudu
Fayda etmeyen son pişmanlıklara sürükledim kendimi
Züleyha olmakmış kaderim benim de,
Cehennem ateşimi daha dünyadayken harlamakmış yapacağım.
Yusuf'a gitmeyen yollarda Yusuf'u aramak varmış alnımda
Ne yapalım, benim çıkışım da saraya değil, yokluğaymış,
Yusufsuzluğaymış...