SEBEBİ OLAN YALNIZLIK
Bir gün gidersem senden
Bil ki yoktur başka çıkışım.
Ola ki bulamazsan beni soluğunun hemen yanında,
Bil ki toparlanamayacak kadar kırılmışımdır.
Uyanmışsın sabah,
Her zamanki saatinde.
Dışarıdan gelen ezan sesiyle aralamışsın gözlerini,
Camı açmış, solumuşsun bereketi,
Fakat kalbinde tanıdık olmayan bir acı.
O an ki aklına gelmişimdir,
Kulaklarım çınlar.
Olur ya, fısıldayıverir birden içindeki ses beni sana,
Der hani nerede canından parçan, nerede senin Havva'n?
Günahına sebep gördüğün yaran,
Bil ki ondandır gidişim.
Ben günahının sebebi değildim,
Yalnızca adını koyduk bu amansız cehennem ateşinin.
Şimdi ben bilmediğim yerlerde, ve
Sen benden arda kalan harabede,
Şimdi ikimizde bir yerlerde sıkıntı içinde,
Olur da bir gün sıkılırsan kolaya kaçmaktan,
Bırakmak istersen sadece beni suçlamayı görürsün belki olanı biteni.
Gidişimin sebebi daha en başından belliydi.
Derler ya, imparatorluklar yıkılmak için kurulur,
Bizim hikayemiz de öyleydi,
Bitmesi için başlamış sevdamız.
Başka bir deyişle günahımız.
Sen anlamaktan kaçsan da
benden geçiyordu ruhunun akışı.
Anlatılan masallara baksan yeterdi oysa,
Kerem Aslı varsa Kerem'dir,
Mecnun Leyla varsa Mecnun,
Sen ise ben varsam sendin.
Şimdi ben yokum, bak bakalım ardımdan kalana.
Ruhsuz bir beden düşmüş benden sana.
Nazım Hikmet demiş her şeyi aslında baştan sona:
"Kül olayım Kerem gibi yana yana
Ben yanmasam sen yanmasan biz yanmasak
Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?"
Ne sen yandın ne de ben yandım,
Biz yanmadık ya,
ondan karanlıklar çıkamadı aydınlığa.
Yorumlar
Yorum Gönder