Nereden Ablan Oluyorum?
Yıl 2018, üniversiteyi yeni kazanmış taze bir üniversiteli olarak yeni şehir yeni ben diyerek tesettüre girme kararı aldım. Bu kararı nasıl verdim, niye verdim noktası biraz bulanık. Sanki içimde bir kor atmışım da o yavaş yavaş beni ele geçirmiş gibiydi. Geceleri gözüme uyku girmiyor, bir noktada kendimi ikna etmeye çalıştığım bir durumda buldum kendimi. Halbuki kimse bana kapan diye bir telkinde bulunmamışken. Peki tesettüre girmek ne demek? Neyi temsil ediyorum? Kimlerdenim?
Evet, soru güzel ve derin. Neyi temsil ediyorum? Artık sadece birey değildim. Tek bir kararla artık kocaman bir toplumun simgesiydim. Sanki bir anda tüm dünyaya; "Evet artık tesettürlüyüm, artık yaptığım her şeyde beni eleştirebilirsiniz," diye anons geçmiştim. Yaptığım her seçim artık bana ait olmamaya başladı. Artık mühendislik öğrencisi olan o kız değildim. Artık "kapalı" ve biraz da kilolu olunca, herkesin anlı şanlı ABLAsıydım. Yaşım, konumum, akademik başarım, düşüncelerim önemli değildi.
Artık ben kimileri tarafından yalnızca temizlikçi olmaya layık bir sıkmabaştım. Fazla büyüttüğümü mü düşünüyorsunuz? Bir daha düşünün, ablalar daima haklıdır.
Ben kendimi hep dindar biri olarak gördüm. Hep içimde Allah sevgisi, İslam'ın zuhuru oldu. Yapım buydu. Huzur bulduğum yer orasıydı ve inancımı yaşamak kadar basit ve temel bir hakkımı yerine getirdim. Bu hak da tabii bana ister istemez sorumluluklar getirdi. Tesettür yalnızca başına örtüyle kapatmakla bitmemeliydi. Yanında temiz ahlak ve temiz bir iman gerektirmeliydi. Kimse kendine "Ben muhteşem Müslümanım, her şeyi eksiksiz yapıyorum" diyecek kadar aklını yitirmemiştir herhalde. Tabii ki hepimizin eksiği, yanlışı var. Kimseyi işte bu ibadetini düzgün yapmıyor diye parmakla gösteremeyiz. Allah'ın işi bize düşmedi herhalde? İmanın kimde olduğu belli olmaz.
Bir mühendis olarak sokaktaki beyefendilerin gözünde mühendis hanım ya da sıradan bir hanımefendi olamadım maalesef.
Ben kendimden 30 yaş büyük olsa da, yaşıtım olsa da herkesin ablasıyım. Bu mesele yalnızca hitap değil. Müslüman ve Müslüman olmaktan utanmayan bir kadın olarak, kendi milletimin gözünde asla bir adım yukarı çıkamamam asıl sinirimi bozan. Ben düşünebiliyorum. Bilgim ve birikimim var. Beni dinle, beni insan yerine koy, beni kendinle eşit tut. Bunu yalnızca erkekler de yapmıyor, hemcinslerim de aynı hataya düşüyor. Ben sadece hademe abla, temizlikçi abla değilim. Onlar da olabilirim ama aynı zamanda mühendis, mimar, doktor da olabilirim. Çok başarılı bir iş insanı da olabilirim. Bana bu fırsatı ver.
Tesettürsüz bir kadına, tesettürlü kadına gösterdiği saygıdan daha fazla saygı gösteren erkekler, kadınlar;
Başörtülülerin makam ve mevki elde etse bile, hoca hanım, doktor hanım, mühendis hanım olamayıp, "abla, yenge" söylemlerine hapseden erkekler, kadınlar;
Pardon da ben sizin nereden ablanız oluyorum? Artık kendinize gelebilir misiniz lütfen?
Yorumlar
Yorum Gönder